İş Hukuku
Askerlik Dönüşü İşe Başlatma Yükümlülüğü ve Üç Aylık Tazminat (İş Kanunu m. 31)

ASKERLİK DÖNÜŞÜ İŞE BAŞLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN ÖZÜ

Muvazzaf askerlik ödevi nedeniyle işinden ayrılan işçi, terhis tarihinden itibaren iki ay içinde eski işverenine başvurursa, işveren onu eski işine ya da benzer işlerdeki boş kadrolara öncelikle almak zorundadır; o an boş yer yoksa, yer boşaldığında sırasıyla işe alma yükümlülüğü devam eder. 4857 sayılı İş Kanununun 31. maddesinde düzenlenen bu yükümlülüğe aykırı davranan işveren, eski işçisine üç aylık ücret tutarında tazminat öder. Bu hak, askere giderken kıdem tazminatı alınmış olmasından bağımsızdır: muvazzaf askerlik nedeniyle fesih 1475 sayılı Kanun m. 14 uyarınca zaten kıdeme hak kazandırır; m. 31’deki işe alma yükümlülüğü ise dönüş sonrasına ilişkin ayrı bir güvencedir. Manevra ve talim gibi muvazzaf askerlik dışındaki silah altına alınmalarda ise sözleşme feshedilmez, en çok 90 gün süreyle askıda kalır.

Yasal Dayanak: 4857 Sayılı İş Kanunu m. 31

Askerlik ile iş ilişkisi arasındaki dengeyi kuran temel hüküm, 4857 sayılı İş Kanununun “Askerlik ve kanundan doğan çalışma” başlıklı 31. maddesidir. Madde iki ayrı durumu düzenler: muvazzaf askerlik dışındaki silah altına alınmalarda (manevra, talim, seferberlik çağrısı gibi) iş sözleşmesi feshedilmeyip belirli süre askıda kalır; muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılan işçiye ise terhis sonrasında eski işine dönme yolunu açan bir işe alma yükümlülüğü getirilir. Bu ikinci güvence uygulamada az bilinir; oysa işverene aykırılık hâlinde tazminat yaptırımı bağlanmış, dava edilebilir somut bir yükümlülüktür.

“Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.”
4857 sayılı İş Kanunu m. 31/son — mevzuat.gov.tr

Muvazzaf Askerlik Dışındaki Silah Altına Alınmalarda Askı Süresi

Manevra, talim veya herhangi bir sebeple silah altına alınan yahut kanundan doğan bir çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılan işçinin sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra feshedilmiş sayılır. İşçinin bu haktan yararlanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması gerekir; bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için ayrıca iki gün eklenir, ancak toplam süre doksan günü geçemez. Askı süresi boyunca işveren ücret ödemekle yükümlü değildir; ancak bu süre içinde sözleşmeyi fesheden işveren, süre sonunda dönen işçinin haklarını ihlal etmiş olur. Askı süresi içinde sözleşme feshedilmiş sayılmadığından işçinin kıdemi işlemeye devam eder ve süre sonunda görevine dönen işçi kaldığı yerden çalışmasını sürdürür.

Askere Giderken Kıdem Tazminatı Hakkı

Muvazzaf askerlik, askı rejiminin değil fesih rejiminin konusudur: uzun süreli bir yokluk söz konusu olduğundan kanun koyucu, sözleşmenin muvazzaf askerlik nedeniyle işçi tarafından feshini 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde kıdem tazminatına hak kazandıran hâller arasında saymıştır. En az bir yıllık kıdemi bulunan işçi, celp dönemine makul yakınlıkta askerlik gerekçesiyle sözleşmesini feshederek kıdem tazminatını alır; sülüs (celp) belgesinin fesih dilekçesine eklenmesi ispat bakımından belirleyicidir. Bu hakkın şartlarını, hesabını ve dikkat edilecek noktaları askere giden işçi kıdem tazminatı alabilir mi yazımızda ayrıntısıyla inceledik; hak kazanma şartlarının genel çerçevesi için kıdem tazminatı şartları ve tavan ücret rehberimize bakabilirsiniz. Önemli olan şudur: askere giderken kıdem tazminatının alınmış olması, dönüşte m. 31’e dayalı işe alınma talebini engellemez; iki hak farklı zamanlara ilişkin, birbirinden bağımsız güvencelerdir.

Terhisten Sonra İki Aylık Başvuru Süresi

İşe alma yükümlülüğünü harekete geçiren, işçinin ödevin sona ermesinden itibaren iki ay içinde eski işverenine işe girme isteğini bildirmesidir. Süre terhis tarihinde başlar; iki ayın geçirilmesi hâlinde işverenin yükümlülüğü ortadan kalkar. Başvurunun şekli kanunda düzenlenmemiştir; ancak uyuşmazlık hâlinde ispat yükü işçide olduğundan istek noter ihtarnamesi veya en azından tarihli yazılı dilekçe ile yapılmalı, dilekçenin bir örneği alındı kaydıyla saklanmalıdır. Başvuruda terhis belgesinin eklenmesi, sürenin korunduğunu belgelendirir. Sözlü başvurular uygulamada sıklıkla inkâr edilmekte ve hak kaybına yol açmaktadır.

Uygulama notu: İki aylık süre, işe başvuru süresidir; işverenin derhâl boş kadrosu yoksa yükümlülük iki ayla sınırlı kalmaz, boşalacak ilk iş için devam eder. Başvurusunu süresinde yapan işçi, aylar sonra boşalan kadroya dahi başka isteklilere tercih edilerek alınmak zorundadır.

İşverenin İşe Alma Yükümlülüğünün Kapsamı

Süresinde başvuru üzerine işverenin yükümlülüğü kademelidir:

  • Boş yer varsa: İşçi, eski işine veya benzeri bir işe derhâl ve o andaki şartlarla alınır. “O andaki şartlar” ifadesi, ücret ve çalışma koşullarının başvuru tarihindeki emsallere göre belirleneceği anlamına gelir; işçi askere gitmeden önceki ücretin aynen korunmasını değil, o gün aynı işi yapan emsal işçiye uygulanan koşulları talep edebilir.
  • Boş yer yoksa: Yükümlülük düşmez; boşalacak ilk işte eski işçi, dışarıdan başvuran diğer bütün isteklilere tercih edilerek işe alınır. İşverenin bu dönemde aynı nitelikte işe dışarıdan işçi alması, yükümlülüğün ihlalinin en tipik görünümüdür.
  • Benzeri iş ölçütü: İşçiye önerilecek işin, eski işiyle nitelik ve koşullar bakımından benzer olması gerekir; belirgin biçimde daha ağır koşullu veya vasıfsız bir işin önerilmesi, yükümlülüğün gereği gibi yerine getirildiği anlamına gelmez.

Yükümlülük yeni bir iş sözleşmesi kurma borcudur; kıdem bakımından önceki dönem tasfiye edilmişse (kıdem tazminatı ödenmişse) yeni dönem kıdemi sıfırdan başlar, tasfiye edilmemişse önceki süre yeni döneme eklenir. İşe alınmama hâlinde gündeme gelebilecek diğer işçilik alacakları için işçilik alacakları rehberimize başvurabilirsiniz.

İşe Almamanın Yaptırımı: Üç Aylık Ücret Tutarında Tazminat

Aranan şartlar bulunduğu hâlde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder. Tazminatın hesabında işçinin emsal işte alacağı çıplak brüt ücret esas alınır; bu bir götürü tazminat olduğundan işçinin ayrıca zarara uğradığını ispat etmesi gerekmez. Talep, zorunlu arabuluculuk başvurusunun ardından iş mahkemesinde dava yoluyla ileri sürülür; işçilik alacağı niteliğindeki tazminat beş yıllık zamanaşımına tabidir. Davada işçi, süresinde başvuruyu ve işverende boş veya boşalan kadro bulunduğunu (örneğin aynı döneme ait yeni işe giriş bildirgeleriyle) ortaya koyar; SGK kayıtlarının celbi bu ispatın başlıca aracıdır. Bu tazminat kıdem ve ihbar tazminatından bağımsızdır; kimin hangi hâlde ihbar tazminatı ödeyeceği yönünden ihbar tazminatı kim kime öder yazımız yol göstericidir. Sürecin bütünü ve dava stratejisi için kıdem tazminatı davası rehberimiz de incelenebilir.

Yargıtay Uygulaması ve Hukuki Değerlendirme

YARGITAY UYGULAMASI — İŞE ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN NİTELİĞİ

Yargıtay, 4857 sayılı Kanunun 31. maddesindeki düzenlemenin işverene sözleşme kurma zorunluluğu getiren istisnai hükümlerden olduğunu kabul etmektedir. Kararlarda, askerlik ödevi nedeniyle ayrılan işçinin süresinde başvurusu hâlinde işverenin boş kadroya derhâl, boşalacak kadroya ise diğer isteklilere tercih ederek işçiyi alma borcu altında bulunduğu ifade edilmektedir.

YARGITAY UYGULAMASI — İKİ AYLIK SÜRENİN BAŞLANGICI VE İSPATI

Yüksek Mahkeme, işe alınma isteğinin terhis tarihinden itibaren iki ay içinde işverene ulaştırılması gerektiğini ve bu sürenin geçirilmesi hâlinde yükümlülüğün sona ereceğini kabul etmektedir. Kararlarda, başvurunun yapıldığını ispat yükünün işçide olduğu; yazılı başvuru veya ihtarname bulunmayan hâllerde tanık beyanlarının dosya kapsamıyla birlikte değerlendirileceği ifade edilmektedir.

YARGITAY UYGULAMASI — DIŞARIDAN İŞÇİ ALIMININ İHLAL SAYILMASI

Yargıtay, süresinde başvuran eski işçi beklemedeyken işverenin aynı veya benzer nitelikteki işe dışarıdan yeni işçi almasının 31. maddedeki yükümlülüğün ihlali olduğunu kabul etmektedir. Kararlarda, boşalan kadronun varlığının işyeri ve SGK kayıtlarıyla belirleneceği; ihlalin tespiti hâlinde üç aylık ücret tutarındaki tazminata hükmedileceği ifade edilmektedir.

YARGITAY UYGULAMASI — TAZMİNATIN GÖTÜRÜ NİTELİĞİ

Yüksek Mahkeme, üç aylık ücret tutarındaki tazminatın kanundan doğan götürü bir tazminat olduğunu ve işçinin ayrıca zarar ispatına gerek bulunmadığını kabul etmektedir. Kararlarda, tazminatın hesabında işçinin işe alınsaydı emsallerine ödenecek ücretin esas alınacağı; talebin kıdem ve ihbar tazminatından bağımsız olarak ileri sürülebileceği ifade edilmektedir.

YARGITAY UYGULAMASI — ASKERLİK FESHİ İLE M. 31 HAKKININ BAĞIMSIZLIĞI

Yargıtay, muvazzaf askerlik nedeniyle fesihte kıdem tazminatı alınmış olmasının, terhis sonrasında 31. maddeye dayalı işe alınma başvurusuna engel oluşturmadığını kabul etmektedir. Kararlarda, iki güvencenin farklı zamanlara ilişkin ayrı haklar olduğu; yeniden işe alınan işçinin önceki kıdeminin tasfiye edilip edilmediğine göre kıdem hesabının yapılacağı ifade edilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Askerden dönen işçiyi işveren işe almak zorunda mı?

Evet. Terhisten itibaren iki ay içinde başvuran eski işçiyi işveren, boş yer varsa derhâl, yoksa boşalacak ilk işe diğer isteklilere tercih ederek almak zorundadır.

Başvuru süresi ne kadardır ve nasıl yapılmalıdır?

Terhis tarihinden itibaren iki aydır. İspat kolaylığı için başvurunun noter ihtarnamesi veya tarihli yazılı dilekçeyle yapılması ve terhis belgesinin eklenmesi gerekir.

İşveren işe almazsa ne olur?

Şartlar bulunduğu hâlde işe almayan işveren, eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder. Talep, arabuluculuk sonrası iş mahkemesinde dava yoluyla ileri sürülür.

Askere giderken kıdem tazminatı alınmışsa bu hak düşer mi?

Düşmez. Kıdem tazminatı askere giderkenki feshin, işe alınma hakkı ise dönüş sonrasının güvencesidir; iki hak birbirinden bağımsızdır.

İşe yeniden alınan işçinin kıdemi nasıl hesaplanır?

Önceki dönem kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmişse yeni kıdem sıfırdan başlar; tasfiye edilmemişse önceki çalışma süresi yeni döneme eklenir.

Manevra veya talim için silah altına alınan işçinin sözleşmesi sona erer mi?

Ermez. Sözleşme askıya alınır; işçi ayrıldığı günden itibaren kıdemine göre en çok doksan güne kadar korunur ve süre sonunda işine döner.

Üç aylık tazminat hangi ücretten hesaplanır?

İşçinin işe alınması hâlinde emsallerine ödenecek çıplak brüt ücret esas alınır; işçinin ayrıca bir zarara uğradığını ispatlaması gerekmez.

HY

Yazarlar Hakkında

Avukat Hüseyin Yurtseven — Parla Hukuk & Danışmanlık, Ankara

Bu içerik, Ankara Barosu’na kayıtlı Avukat Hüseyin Yurtseven tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu onaylanmıştır. Parla Hukuk olarak kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai ile diğer işçilik alacakları uyuşmazlıkları dahil olmak üzere iş hukuku alanında müvekkillere hizmet sunmaktayız. Buradaki bilgiler hukuki tavsiye niteliği taşımaz; her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Askerlik dönüşü işe alınma başvurunuzun usulüne uygun yapılması ve tazminat haklarınızın tahsili için Avukat Hüseyin Yurtseven ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara İşçi AvukatıAskerlik Dönüşü Hakları için Destek

Parla Hukuk & Danışmanlık — İletişim

Adres: Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle / Ankara

Telefon: 0 (312) 212 91 07 | GSM: 0 507 158 00 87

E-posta: parlahukuk@gmail.com | @parlahukuk