Ankara İş Hukuku Avukatı: İş hukuku; işçi ile işveren arasındaki hukuki ilişkileri, iş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar geçen süreci ve bu ilişkiden doğan hakları düzenleyen bir hukuk dalıdır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai alacakları ve iş kazası tazminatı bu alanın başlıca konuları arasında yer almaktadır. Bu yazıda Ankara'da iş hukukuna ilişkin temel kavramlar, dava türleri ve hukuki süreçler ele alınmaktadır.

İş Hukuku Nedir?

İş hukuku; 4857 sayılı İş Kanunu başta olmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde işlev gören, işçi ve işveren arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen bir hukuk dalıdır.

İş hukuku; bireysel iş hukuku ve toplu iş hukuku olmak üzere iki temel alana ayrılmaktadır. Bireysel iş hukuku, işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesine dayalı ilişkileri kapsar. Toplu iş hukuku ise sendikalar, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt gibi kurumları düzenler.

İş hukuku uyuşmazlıkları, Türkiye genelinde iş mahkemelerinde görülmekte; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemeleri bu davalara iş mahkemesi sıfatıyla bakmaktadır. 2018 yılından itibaren iş davalarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlanması yasal zorunluluk hâline getirilmiştir.

Ankara İş Hukuku Avukatı - Parla Hukuk Bürosu

İş Sözleşmesi ve Türleri

İş sözleşmesi; işçinin bağımlılık ilişkisi içinde iş görmeyi, işverenin ise bunun karşılığında ücret ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Sözleşme türünün doğru belirlenmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkiler.

Belirli Süreli Sözleşme

Başlangıç ve bitiş tarihi önceden belirlenen sözleşmelerdir. Belirli süreli sözleşmenin hukuka uygun biçimde kurulabilmesi için nesnel ve haklı bir nedenin varlığı zorunludur. Nesnel neden bulunmaksızın zincirleme yapılan belirli süreli sözleşmeler belirsiz süreli sayılır.

Belirsiz Süreli Sözleşme

Bitiş tarihi belirlenmemiş sözleşme türüdür. Bu sözleşmeler; ihbar süresine uyularak ya da geçerli veya haklı nedenle feshedilebilir. İş güvencesi hükümlerinin uygulandığı temel sözleşme türü olup iş hukuku uygulamasında büyük yer tutar.

Kısmi Süreli Sözleşme

Haftalık çalışma süresinin, işyerinde uygulanan tam süreli çalışmanın önemli ölçüde altında belirlendiği sözleşmelerdir. Kısmi süreli çalışan işçi de iş hukukundan kaynaklanan temel haklara orantılı biçimde sahiptir.

İşçi Alacakları

İş ilişkisinin sona ermesinde ya da devam etmekte olan sözleşme döneminde çeşitli işçilik alacakları gündeme gelebilmektedir. Bu alacakların bir kısmı iş sözleşmesinin feshiyle birlikte muaccel hâle gelirken bir kısmı çalışma döneminde hak kazanılmaktadır.

Alacak TürüYasal DayanakAçıklama
Kıdem Tazminatı1475 s. Kanun m. 14En az bir yıl çalışmış ve sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıran nedenle sona ermiş işçilere ödenir. Her tam yıl için otuz günlük brüt ücret esas alınır.
İhbar Tazminatıİş K. m. 17Sözleşmeyi fesheden taraf, kıdeme göre belirlenen ihbar süresine uymak ya da bu süreye karşılık gelen tazminatı peşin ödemek zorundadır.
Fazla Mesai Ücretiİş K. m. 41Haftalık 45 saati aşan çalışmalar yüzde elli zamlı, hafta tatili ve ulusal bayram günlerindeki çalışmalar yüzde yüz zamlı ücrete tabidir.
Yıllık İzin Ücretiİş K. m. 59Kullandırılmayan yıllık izin günlerinin karşılığı, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanarak ödenir.
UBGT Alacağıİş K. m. 47Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere o günlük ücreti ile birlikte ek ödeme yapılması zorunludur.
Ücret Alacağıİş K. m. 32Ücretin zamanında ödenmemesi hâlinde işçi, sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir; gecikme faizi de talep edilebilir.

İşe İade Davası

İşe iade davası; iş güvencesi kapsamındaki işçinin, geçerli bir neden gösterilmeksizin ya da usulsüz biçimde işten çıkarılması hâlinde açtığı, işe geri dönmeyi ya da buna bağlı tazminatı talep ettiği dava türüdür.

İş Güvencesi Kapsamı: İşe iade davası açılabilmesi için işyerinde en az otuz işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli nitelik taşıması gerekmektedir. Bu üç koşulun bir arada sağlanması zorunludur.
1

Arabuluculuğa Başvuru

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk süreci başlatılmalıdır. Bu süreye uyulmaması hak düşürücü sonuç doğurur.

2

Dava Açılması

Arabuluculuktan anlaşmazlıkla çıkılması hâlinde tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.

3

Yargılama Süreci

Mahkeme, feshin geçerli ya da haklı bir nedene dayanıp dayanmadığını inceler. İspat yükü, iş güvencesi kapsamındaki davalarda işverene aittir.

4

Karar ve Sonuçları

Feshin geçersizliğine hükmedilmesi hâlinde işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşe başlatmama hâlinde dört ila sekiz aylık brüt ücret tutarında tazminata hükmedilebilir. Bunun yanı sıra boşta geçen süre için en fazla dört aylık ücret ödenmesi de söz konusu olur.

Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca; işçi alacağı, tazminat ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu dava şartıdır. Bu aşama tamamlanmadan açılan davalar, mahkemece usul yönünden reddedilir. Arabuluculuk görüşmeleri gizli tutulur ve varılan anlaşma, taraflar açısından bağlayıcı nitelik taşır.

Arabuluculuğun Kapsamı

İşçi alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai, yıllık izin ücreti ve UBGT alacakları zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri ise ihtiyari arabuluculuğa tabidir.

Süreç ve Sürelere Dikkat

Arabuluculuk görüşmelerinde süre takibi kritik önem taşır. İşe iade için bir aylık arabuluculuk başvuru süresi ve akabinde iki haftalık dava açma süresi kesin niteliktedir. Bu süreler geçirildiğinde hak kaybı yaşanabilmektedir.

İşçi ve İşveren Hakları

İşçinin Temel Hakları

  • Ücret ve ücret eklerini zamanında alma hakkı
  • Yıllık ücretli izin kullanma hakkı
  • Güvenli çalışma ortamı talep etme hakkı
  • Eşit davranılmasını isteme hakkı
  • Haklı nedenle sözleşmeyi feshetme hakkı
  • Sendikaya üye olma ve toplu sözleşme hakkı
  • İş güvencesinden yararlanma hakkı

İşverenin Temel Hakları

  • Yönetim ve iş organizasyonu yetkisi
  • İşçiden iş görme borcunu talep etme hakkı
  • Geçerli nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkı
  • Rekabet yasağı sözleşmesi düzenleme imkânı
  • Disiplin ve iç yönetmelik uygulama yetkisi
  • İşçi özlük dosyası tutma ve bilgi edinme hakkı

İş Kazası ve Tazminat

İş kazası; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca işyerinde ya da işin yürütümü sırasında gerçekleşen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmaktadır. İş kazası hâlinde hem SGK mevzuatı hem de Türk Borçlar Kanunu kapsamında çeşitli tazminat hakları doğmaktadır.

Maddi Tazminat

Kazadan kaynaklanan iş göremezlik ve sürekli engellilik nedeniyle uğranılan gelir kaybı ile tedavi giderleri, işverenin kusur oranı dikkate alınarak hesaplanan maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.

Manevi Tazminat

İş kazası sonucunda yaşanan acı, üzüntü ve yaşam kalitesinin düşmesi nedeniyle zarara uğrayan işçi ve yakınları, işveren aleyhine manevi tazminat davası açabilir.

Destekten Yoksun Kalma

İş kazasında hayatını kaybeden işçinin bakmakla yükümlü olduğu yakınları, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu davalarda SGK'nın kusur raporu belirleyici rol oynar.

Sık Sorulan Sorular

Kıdem tazminatı almak için ne kadar çalışmak gerekir?
4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için aynı işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışılmış olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermesi de zorunludur; istifa hâlinde kıdem tazminatı hakkı kural olarak doğmamaktadır.
İşe iade davası açmak için ne kadar süre var?
İşe iade davası açmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlanması gerekmektedir. Arabuluculuk görüşmesi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde başlatılmalıdır. Arabuluculuktan anlaşmazlıkla çıkılması hâlinde ise tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler kesin olup geçirilmesi hak kaybına yol açar.
Fazla mesai ücreti nasıl hesaplanır?
Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai sayılır. Fazla mesai ücretleri, işçinin normal saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla ödenir. Denkleştirme uygulanması hâlinde ise yüzde yirmi beş zamlı ücret esastır. Taraflar yazılı anlaşmayla fazla mesai ücretinin serbest zaman olarak kullandırılmasını da kararlaştırabilir.
İş kazası tazminatı nasıl talep edilir?
İş kazası, olayın gerçekleşmesinden itibaren üç iş günü içinde işverence SGK'ya bildirilmelidir. Kazadan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini için SGK'nın kusur tespitinin ardından iş mahkemesinde tazminat davası açılabilir. İşverenin kusur oranı ödenecek tazminat miktarını doğrudan etkiler. SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri de tazminat hesabında mahsup edilmektedir.
İş davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işçi alacağı, tazminat ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk dava şartı niteliğinde olduğundan bu aşama tamamlanmadan açılan davalar, mahkemece usul yönünden reddedilmektedir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri ise zorunlu değil ihtiyari arabuluculuğa tabidir.
İhbar tazminatı ne zaman ve nasıl hesaplanır?
İhbar tazminatı; iş sözleşmesinin, kanunda belirlenen ihbar sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi hâlinde gündeme gelir. İhbar süreleri işçinin kıdemine göre şu şekilde belirlenmektedir: altı aydan az kıdemde iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arasında altı hafta, üç yılı aşan kıdemde ise sekiz haftadır. Tazminat, bu sürelere isabet eden brüt ücret üzerinden hesaplanır.
İşçi istifa ederse hangi haklara sahip olur?
Kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı alamaz; ihbar tazminatı ise istifa eden işçinin ihbar süresine uymadan ayrılması hâlinde işveren tarafından talep edilebilir. Bununla birlikte ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve UBGT alacakları istifa durumunda da talep edilebilir. Haklı nedenle yapılan fesihlerde ise işçi kıdem tazminatına hak kazanabilmektedir.

Parla Hukuk Bürosu — Ankara İş Hukuku

Ankara Barosu'na kayıtlı Avukat Hüseyin Yurtseven, iş hukuku dahil olmak üzere ceza, aile ve ticaret hukuku alanlarında Ankara'daki müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır. Parla Hukuk Bürosu olarak iş hukuku kapsamında yürütülen hizmetler;

  • İşe iade davaları ve arabuluculuk süreci
  • Kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarının takibi
  • Fazla mesai, yıllık izin ve UBGT alacakları
  • İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları
  • İş sözleşmesi düzenlenmesi ve incelenmesi
  • İşveren danışmanlığı ve iç yönetmelik hazırlanması
  • Toplu iş hukuku ve sendika ilişkileri danışmanlığı

Büromuz; Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle/Ankara adresinde hizmet vermektedir. Danışmanlık hizmetleri ücretli olup Türkiye Barolar Birliği Asgari Ücret Tarifesi geçerlidir. Hukuki destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.