İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası: Şartları – 2026
İhtiyaç sebebiyle tahliye davası; kiraya verenin kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da iş yeri ihtiyacı gerekçesiyle kiracıyı taşınmazı boşaltmaya zorlamak amacıyla açtığı dava türüdür. Dava açılabilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması şarttır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.
- İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Nedir?
- Yasal Dayanak: TBK m.350 ve m.351
- İhtiyacın Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması
- Kimler İçin İhtiyaç Gerekçesiyle Tahliye Açılabilir?
- Konut İhtiyacı Sebebiyle Tahliye
- İş Yeri İhtiyacı Sebebiyle Tahliye
- Dava Açma Süreleri
- Yeni Malikin İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Hakkı (TBK m.351)
- 3 Yıl Yasağı ve Tazminat Sorumluluğu (TBK m.355)
- Arabuluculuk Zorunluluğu
- Yargıtay Emsal Kararları
- Sık Sorulan Sorular
İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Nedir?
İhtiyaç sebebiyle tahliye davası; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) 350 ve 351. maddelerinde düzenlenmiş olup kiraya verenin konut veya iş yeri gereksinimi nedeniyle mevcut kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının taşınmazı boşaltmasını talep ettiği özel bir tahliye yoludur. Diğer tahliye gerekçelerinden (örneğin iki haklı ihtar) farklı olarak bu davada kiracının herhangi bir kusuru aranmaz; yalnızca kiraya verenin gerçek bir ihtiyacının varlığı yeterlidir.
Türk hukukunda kiracı koruması güçlü biçimde düzenlendiğinden mahkemeler ihtiyaç iddialarını titiz biçimde incelemektedir. Salt kira artırmak ya da kiracıdan kurtulmak amacıyla ileri sürülen ihtiyaç iddiaları Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde reddedilmektedir.
Yasal Dayanak: TBK m.350 ve m.351
TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDE 350 — KONUT VE İŞ YERİ GEREKSİNİMİ
TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDE 351 — YENİ MALİKİN GEREKSİNİMİ
İhtiyacın Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre ihtiyaç sebebiyle tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın üç temel niteliği birlikte taşıması zorunludur:
Gerçeklik
İhtiyaç durumu fiilen mevcut olmalıdır. Hayali, abartılmış ya da ileride doğması beklenen ihtiyaç yeterli değildir. Dava açıldığı anda var olan ihtiyacın yargılama süresince de devam etmesi gerekir.
Samimiyet
Tahliye talebi ekonomik kazanç sağlama, kiracıdan kurtulma ya da kira artırma amacıyla yapılmamalıdır. İhtiyacın gerçek bir yaşam koşulundan kaynaklandığı anlaşılmalıdır.
Zorunluluk
İhtiyaç geçici nitelikte olmamalı; sürekli ve zorunlu bir nitelik taşımalıdır. Başka bir konut veya iş yeri imkânı varken açılan davalar reddedilir.
Kimler İçin İhtiyaç Gerekçesiyle Tahliye Açılabilir?
TBK m.350 uyarınca tahliye davası açılabilecek kişi çevresi sınırlı biçimde belirlenmiştir:
- Kiraya verenin kendisi
- Kiraya verenin eşi (resmi nikâhlı eş)
- Altsoyu: çocuklar, torunlar ve daha aşağı kuşaklar
- Üstsoyu: anne, baba, büyükanne, büyükbaba
- Kanun gereği bakmakla yükümlü olunan diğer kişiler (örneğin engelli kardeş)
Konut İhtiyacı Sebebiyle Tahliye
Konut ihtiyacı en sık ileri sürülen tahliye gerekçelerinden biridir. Mahkemeler bu davalarda özellikle şu noktaları inceler:
Kiraya Verenin Kirada Oturması Hâlinde
Kiraya verenin kendisinin başka bir kiralık konutta oturduğu durumda, ihtiyaç konut ihtiyacının kabulü için bu gerçek tek başına yeterli sayılmaktadır. Yargıtay, kiraya verenin kirada oturmasını ihtiyacın gerçek ve samimi olduğunun önemli bir karinesi olarak değerlendirmektedir. Bu hâlde ayrıca tahliye tehdidi altında bulunduğu ispatına gerek yoktur.
Kiraya Verenin Başka Bir Taşınmazı Varsa
Kiraya verenin başka bir konut ya da taşınmazı bulunması tek başına davayı düşürmez. Ancak o taşınmazın ihtiyacı karşılamaya elverişli olup olmadığı somut olarak incelenir. Taşınmazın mevcut ihtiyaca uygun olmadığı ya da kullanılamaz durumda olduğu kanıtlanabilirse dava yine de kabul edilebilir.
İş Yeri İhtiyacı Sebebiyle Tahliye
İş yeri ihtiyacına dayalı tahliye davalarında Yargıtay daha sıkı bir denetim uygulamaktadır. İhtiyaçlının başka bir iş yerinde faaliyet yürütüyor olması hâlinde tahliyeye karar verilebilmesi için iki koşuldan birinin varlığı aranmaktadır:
- Tahliye tehdidi altında bulunma: İhtiyaçlının şu an kullandığı iş yerinden çıkarılacağı somut biçimde ileri sürülmeli ve ispatlanmalıdır.
- Kiralananın üstün niteliği: Talep edilen taşınmazın, şu an kullanılan iş yerine kıyasla daha üstün ya da en azından eşdeğer nitelikte olduğu bilirkişi incelemesiyle belirlenmeli; mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır.

Dava Açma Süreleri
Dava Açma Süreleri
| Sözleşme Türü | Dava Açma Zamanı | İhtar Şartı |
|---|---|---|
| Belirli süreli kira sözleşmesi | Sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde | İhtar gerekmez; doğrudan dava açılır |
| Belirsiz süreli kira sözleşmesi | Fesih dönemine ilişkin genel hükümlere göre belirlenecek tarihten itibaren 1 ay içinde | Yasal fesih bildirim sürelerine uyulması gerekir |
| Yeni malikin ihtiyacı | Tapu devir tarihinden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim + 6 ay sonra dava | Yazılı bildirim zorunlu; ihtar niteliği aranmaz |
Yeni Malikin İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Hakkı (TBK m.351)
Taşınmazı satın alan yeni malik, TBK m.351 uyarınca kendisi veya ailesi adına ihtiyaç gerekçesiyle tahliye davası açabilir. Ancak bu hak belirli usul koşullarına bağlanmıştır:
1 Aylık Bildirim Zorunluluğu
Yeni malik, tapu devir tarihinden itibaren 1 ay içinde kiracıya yazılı olarak bildirimde bulunmak zorundadır. Bu bildirim noter ihtarnamesiyle yapılması şart olmamakla birlikte ispat kolaylığı açısından noter kanalının tercih edilmesi önerilir. Bildirim yapılmadan dava açılamaz.
6 Ay Bekleme Süresi
Bildirimin kiracıya tebliğinden itibaren 6 ay sonra tahliye davası açılabilir. Yeni malik bu 6 aylık süreyi beklemek zorundadır; erken açılan davalar şekli gerekçeyle reddedilir.
Sözleşme Bitimini Bekleme Seçeneği
Yeni malik dilerse yukarıdaki yol yerine, kira sözleşme süresinin bitiminde TBK m.350’ye göre dava açma hakkını da kullanabilir. Bu durumda 1 aylık bildirim zorunluluğu aranmaz; sözleşme süresi dolduğunda 1 ay içinde dava açılması yeterlidir.
3 Yıl Yasağı ve Tazminat Sorumluluğu (TBK m.355)
İhtiyaç gerekçesiyle kiracıyı tahliye eden kiraya verenin önemli bir kısıtlama ile karşılaşacağını bilmesi gerekmektedir:
TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDE 355/1 — YENİDEN KİRALAMA YASAĞI
3 Yıl Yasağının Kapsamı
Tahliye kararının kesinleşmesini ve kiracının taşınmazı boşaltmasını izleyen 3 yıl içinde taşınmaz eski kiracı dışında başkasına kiraya verilemez. Bu yasak; belirli süreli kiralama, iş yeri kiralaması ve günlük kiralama gibi tüm kiralama biçimlerini kapsar. Sadece konut kirası değil, iş yeri kirası için de geçerlidir.
Tazminat Sorumluluğu
3 yıllık yasağı ihlal eden kiraya veren, son kira yılında ödenen kira bedelinin 1 yıllık tutarından az olmamak üzere eski kiracıya tazminat ödemek zorunda kalır. Mahkemeler bu tazminatın hesabında fiilen ödenmiş kira bedelini esas almaktadır.
Arabuluculuk Zorunluluğu
2023 yılında kira uyuşmazlıklarına getirilen zorunlu arabuluculuk hükmü, ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarını da kapsamaktadır. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur; bu ön koşul yerine getirilmeksizin açılan davalar usul yönünden reddedilir. Arabuluculukta taraflar anlaşırsa belirli bir süre için taşınmazın boşaltılması ya da makul bir kira artışıyla devam edilmesi gibi çözümler sağlanabilir.
Yargıtay Emsal Kararları
Sık Sorulan Sorular
İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açmayı ya da kiracı olarak haklarınızı öğrenmeyi düşünüyorsanız Avukat Hüseyin Yurtseven ile iletişime geçin.
Adres: Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle / Ankara
Telefon: 0 (312) 212 91 07 | GSM: 0 507 158 00 87
E-posta: parlahukuk@gmail.com | @parlahukuk