Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye (Sevgiliye) Manevi Tazminat Davası Açabilir mi? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 2026
ÜÇÜNCÜ KİŞİYE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.07.2018 tarihli, E. 2017/5, K. 2018/7 sayılı kararı uyarınca; evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle, evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı aldatılan eş, salt bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat davası açamaz. Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında hüküm doğuran nisbi bir haktır. İstisna: üçüncü kişinin, birliktelikten bağımsız olarak aldatılan eşin kişilik haklarına yönelik ayrı bir saldırısı (hakaret, ifşa, alenen aşağılama) varsa, bu eylemler için tazminat istenebilir.
BU YAZIMIZDA NELER BULACAKSINIZ
İçtihadı Birleştirme Kararı Ne Diyor?
2018 öncesinde Yargıtay daireleri arasında görüş ayrılığı vardı: kimi kararlar sevgiliye karşı açılan manevi tazminat davalarını kabul ediyor, kimi kararlar reddediyordu. İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu uyuşmazlığı kesin biçimde çözdü: TMK m. 185/3’teki sadakat yükümlülüğü evlilik sözleşmesinden doğar ve yalnızca eşleri bağlar; üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı sadakat borcu yoktur. “Eşi tarafından aldatılmamayı isteme” biçiminde herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir kişilik hakkı da bulunmadığından, salt evli biriyle birlikte olma eylemi üçüncü kişi bakımından haksız fiil oluşturmaz.
İçtihadı birleştirme kararları, benzer uyuşmazlıklarda tüm mahkemeleri bağlar; bu nedenle salt birlikteliğe dayalı davalar günümüzde reddedilmektedir.
İstisna: Bağımsız Kişilik Hakkı İhlali
Kararın kapatmadığı alan şudur: üçüncü kişi, birlikteliğin ötesine geçip aldatılan eşin kişilik haklarına doğrudan saldırırsa, bu eylemler TBK m. 49 vd. uyarınca bağımsız haksız fiil oluşturur. Uygulamadan örnekler:
- Aldatılan eşe hakaret, tehdit veya alenen aşağılama
- İlişkiyi aldatılan eşi küçük düşürecek biçimde ifşa etme, fotoğraf ve mesajları yayma — bu eylemin ceza boyutu için ifşa suç mu yazımıza bakınız
- Aldatılan eşin konutuna, iş yerine giderek taciz ve huzur bozma
- Özel görüntüleri paylaşmakla tehdit (şantaj)
Bu hâllerde dava, “eşimle birlikte oldu” vakıasına değil, üçüncü kişinin kendi bağımsız eylemine dayandırılmalıdır; dilekçe kurgusu bu ayrımı net yansıtmalıdır.
Asıl Muhatap: Aldatan Eşe Karşı Tazminat
Üçüncü kişiye kapanan kapı, aldatan eşe karşı sonuna kadar açıktır. Aldatılan eş:
- Boşanma davasında TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilir; zina ve güven sarsıcı davranış ağır kusur oluşturur.
- Zina ispatlanmışsa TMK m. 236/2 ile katılma alacağının azaltılmasını isteyebilir.
- Aldatan eşin sevgilisine aktardığı mal varlığı değerleri için eklenecek değerler ve iade talepleri gündeme gelir.
Usul: Görev, Süre ve İspat
Üçüncü kişiye karşı (istisna kapsamındaki) tazminat davası, aile mahkemesinde değil asliye hukuk mahkemesinde görülür; çünkü dayanak evlilik hukuku değil genel haksız fiildir. TBK m. 72 uyarınca zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıldır. İspat konusu birliktelik değil, bağımsız saldırı eylemidir: mesajlar, paylaşımlar, tanıklar ve varsa ceza dosyası delilleri kullanılır.
Uygulama notu: Salt birlikteliğe dayalı dava açmak, ret ve karşı vekâlet ücreti sonucu doğurur. Dava açmadan önce eldeki vakıaların İBK sonrası içtihatta nereye oturduğu mutlaka analiz edilmelidir.
Kararın Eleştirisi ve Pratik Sonuç
İçtihadı birleştirme kararı öğretide tartışılmış; karşı oy yazılarında aile bütünlüğünün korunması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak yürürlükteki hukuk nettir: tazminatın muhatabı aldatan eştir; üçüncü kişi ancak kendi bağımsız haksız fiilinden sorumlu tutulabilir. Dosya stratejisi bu gerçeğe göre kurulmalı; enerji, boşanma davasındaki kusur ispatına ve çekişmeli boşanma sürecinin doğru yönetimine yoğunlaştırılmalıdır.
Emsal ve Hukuki Değerlendirme
YİBBGK 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, daireler arasındaki görüş ayrılığını kesin biçimde çözerek; evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle, evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin, salt bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, TMK m. 185/3’teki sadakat yükümlülüğünün evlilik sözleşmesinden doğduğu ve yalnızca eşleri bağladığı; üçüncü kişinin bu yükümlülüğün tarafı olmadığı, ayrıca eşi tarafından aldatılmamayı isteme biçiminde herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir kişilik hakkının da bulunmadığı ortaya konmuştur. İçtihadı birleştirme kararları benzer uyuşmazlıklarda tüm yargı mercilerini bağladığından, bu tarihten sonra salt birlikteliğe dayalı davalar reddedilmektedir.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ — İBK SONRASI UYGULAMA
Daire, içtihadı birleştirme kararının ardından, üçüncü kişi aleyhine salt birlikte olma eylemine dayanılarak açılan manevi tazminat davalarının reddine ilişkin uygulamayı istikrarla sürdürmektedir. Kararlarda, üçüncü kişinin ilişkiyi bilerek sürdürmesinin, evliliğin yıkılmasında pay sahibi olmasının ve hatta ilişkiyi başlatan taraf olmasının dahi sonucu değiştirmediği; bu olguların ancak aldatan eşin kusurunun ağırlığı bakımından boşanma dosyasında değerlendirilebileceği ifade edilmektedir. Daire ayrıca, İBK öncesi dönemde verilmiş aksi yöndeki kararların artık emsal değeri taşımadığını ve bu kararlara dayalı taleplerin dinlenmeyeceğini açıkça belirtmektedir.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ — BAĞIMSIZ SALDIRI İSTİSNASI
Daire, içtihadı birleştirme kararının üçüncü kişinin her türlü eylemine dokunulmazlık tanımadığını; birliktelikten bağımsız olarak aldatılan eşin kişilik haklarına yönelen saldırıların TBK m. 49 vd. uyarınca tazminat sorumluluğu doğuracağını kabul etmektedir. Kararlarda; aldatılan eşe hakaret edilmesi, ilişkinin onu küçük düşürecek biçimde ifşa edilmesi, iş yerinin veya konutunun taciz edilmesi ve özel görüntülerin yayılmasıyla tehdit gibi eylemlerin bağımsız haksız fiil oluşturduğu ifade edilmektedir. Bu istisnanın işleyebilmesi için dava dilekçesinin birliktelik vakıasına değil, üçüncü kişinin kendi saldırı eylemlerine dayandırılması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ — ALDATAN EŞİN SORUMLULUĞU
Daire, üçüncü kişiye kapanan tazminat yolunun aldatan eş bakımından tamamen açık olduğunu; sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin ağır kusurlu sayılacağını ve aldatılan eş yararına TMK m. 174 koşullarında maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Kararlarda, manevi tazminatın aldatmanın eşin kişilik değerlerinde yarattığı zedelenmeyi; maddi tazminatın ise boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatleri karşıladığı ifade edilmektedir. Bu içtihat, dava enerjisinin sonuç alınamayacak üçüncü kişi davasına değil, boşanma dosyasındaki kusur ispatına ve eşe yönelik taleplere yoğunlaştırılması gerektiğini göstermektedir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU — NİSBİ HAK NİTELİĞİ
Hukuk Genel Kurulu, sadakat yükümlülüğünün evlilik sözleşmesinden doğan ve yalnızca sözleşmenin tarafları arasında ileri sürülebilen nisbi bir hak olduğunu; üçüncü kişilere karşı mutlak etki doğurmadığını kabul etmektedir. Kurul kararlarında, borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesinin aile hukukundaki bu görünümünün, üçüncü kişinin sözleşmeye müdahalesinin ancak kanunda öngörülen istisnai hâllerde sorumluluk doğuracağı anlamına geldiği ifade edilmektedir. Bu dogmatik temel, içtihadı birleştirme kararının hukuki gerekçesini oluşturmakta ve mal rejimi hukukundaki TMK m. 241 talebinin (alacak davası) neden bu yasaktan etkilenmediğini de açıklamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin sevgilisine manevi tazminat davası açabilir miyim?
Salt birliktelik nedeniyle hayır; YİBBGK 2017/5 E.-2018/7 K. sayılı karar bunu kesin biçimde kapatmıştır. Ancak size yönelik hakaret, ifşa gibi bağımsız saldırılar varsa açabilirsiniz.
Sevgili, evli olduğunu bilmiyorsa durum değişir mi?
Karar zaten “bilerek birlikte olan” üçüncü kişiyi kapsar ve buna rağmen tazminatı reddeder; bilmeme hâli sonucu değiştirmez, sorumluluk yine doğmaz.
Üçüncü kişi ilişkimizi ifşa etti; dava açabilir miyim?
Evet. İfşa, birliktelikten bağımsız kişilik hakkı ihlalidir; manevi tazminat ve ayrıca TCK kapsamında şikâyet gündeme gelir.
Tazminatı kimden isteyebilirim?
Aldatan eşten. Boşanma davasında TMK m. 174 uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edilebilir; zina hâlinde mal rejimi yaptırımı da eklenir.
Bu dava hangi mahkemede açılır?
Üçüncü kişiye karşı (istisna kapsamındaki) dava asliye hukuk mahkemesinde; eşe karşı tazminat ise boşanma davası içinde aile mahkemesinde görülür.
Zamanaşımı ne kadar?
Üçüncü kişiye karşı haksız fiil davasında öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıldır (TBK m. 72).
Eski kararlarda sevgiliye tazminat verilmişti; emsal olmaz mı?
Hayır. İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır; 2018 öncesi aksi yöndeki kararlar artık emsal değeri taşımaz.
Aldatma Kaynaklı Tazminat Davaları sürecinizde hukuki destek için Avukat Hüseyin Yurtseven ile iletişime geçebilirsiniz.
Ankara Boşanma AvukatıTazminat Talepleri için Avukat Desteği
Parla Hukuk & Danışmanlık — İletişim
Adres: Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle / Ankara
Telefon: 0 (312) 212 91 07 | GSM: 0 507 158 00 87
E-posta: parlahukuk@gmail.com | @parlahukuk