10 Yıllık Kiracının Tahliyesi: TBK 347 – 2026
Türk Borçlar Kanunu’na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında 10 yıllık uzama süresi dolduğunda kiraya veren, hiçbir gerekçe göstermeksizin kiracıyı tahliye edebilir. Bu haktan yararlanmak için her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce kiracıya yazılı fesih bildirimi yapılması zorunludur. Bildirim yapılmazsa sözleşme 1 yıl daha uzamış sayılır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.
- 10 Yıllık Süre Sonunda Tahliye Davası Nedir?
- Yasal Dayanak: TBK m.347
- 10 Yıllık Uzama Süresinin Hesaplanması
- Sözleşme Tarihine Göre Örnek Hesaplama
- 3 Aylık Fesih Bildirimi Zorunluluğu
- İhtarnamenin Şekli ve Usulü
- Bildirim Yapılmazsa Ne Olur?
- Tahliye Davası Nasıl ve Ne Zaman Açılır?
- Yeni Kira Sözleşmesi 10 Yılı Sıfırlar mı?
- Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde 10 Yıl Kuralı
- Arabuluculuk Zorunluluğu
- Yargıtay ve HGK Emsal Kararları
- Sık Sorulan Sorular
10 Yıllık Süre Sonunda Tahliye Davası Nedir?
Türk Borçlar Kanunu, kiraya verene konut ve çatılı iş yeri kiralarında oldukça güçlü bir kiracı koruması tanımış; kiraya verenin kira süresinin bitmesiyle tek taraflı olarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceğini öngörmüştür. Ancak bu koruma sınırsız değildir. Kira sözleşmesinin asıl süresi bittikten sonra birer yıllık uzamalarla 10 yılı doldurması hâlinde kiraya veren, herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilecek bir hakka kavuşur.
Bu hak, ihtiyaç ya da iki haklı ihtar gibi sebebe dayalı tahliye yollarından temelden farklıdır. Kiraya verenin salt kira sözleşmesinin 10 yıllık uzama süresini doldurmuş olması, herhangi bir ek gerekçe aramaksızın tahliye talep etmeye yeterlidir. Bu nedenle uygulamada “10 yıllık kiracının tahliyesi” olarak da adlandırılmaktadır.
Yasal Dayanak: TBK m.347
TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDE 347 — KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRALARINDA BİLDİRİM
Madde metninden çıkan iki temel sonuç şudur: Kiraya veren, sözleşme süresi bitmesiyle tek taraflı fesih yapamaz; buna karşın 10 yıllık uzama süresi tamamlandıktan sonra gerekçe göstermeksizin bu hakkı kullanabilir. Bu hüküm emredici nitelikte olup taraflarca sözleşmede aksine düzenleme yapılamaz.
10 Yıllık Uzama Süresinin Hesaplanması
Uygulamada en sık yanlış anlaşılan nokta 10 yıllık sürenin nereden başladığıdır.
Süre Kira İlişkisinin Başlangıcından Değil Uzama Döneminden Hesaplanır
10 yıllık süre, kira sözleşmesinin ilk başlangıç tarihinden itibaren değil; asıl sözleşme süresinin bitiminden sonra birer yıllık uzamaların 10. yılının tamamlanmasıyla başlar. Yani asıl süre + 10 uzama yılı = hakkın kullanılabilir hâle geldiği an. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kanun koyucunun “uzama süresi” kavramını bilinçli biçimde kullandığını ve ilk sözleşme tarihinin değil uzama döneminin esas alınması gerektiğini yerleşik kararlarıyla teyit etmiştir.
Belirli Süreli Sözleşmelerde Hesaplama
Belirli süreli sözleşmelerde hesaplama şu sırayla yapılır: asıl kira süresi (örneğin 1 yıl) biter → sözleşme birer yıl uzar → 10 uzama yılının sonunda hak doğar. Örneğin 1 Ocak 2016 başlangıçlı 1 yıllık sözleşme 1 Ocak 2017’de biter; uzama 1 Ocak 2017’de başlar; 10. uzama yılı 1 Ocak 2027’de dolar ve o tarihten sonra hak kullanılabilir.

Sözleşme Tarihine Göre Örnek Hesaplama
Sözleşme Tarihine Göre Örnek Hesaplama
| Aşama | Tarih | Açıklama |
|---|---|---|
| Sözleşme başlangıcı | 01.01.2016 | 1 yıllık belirli süreli sözleşme |
| Asıl süre bitişi | 01.01.2017 | Uzama dönemi başlar |
| 10. uzama yılı | 01.01.2027 | 10 yıllık uzama tamamlanır |
| İhtarname son günü | 01.10.2026 | 01.01.2027 bitimi için en geç 3 ay önce |
| Tahliye davası | 01.01.2027 ve sonrası | Kiracı boşaltmazsa dava açılır |
3 Aylık Fesih Bildirimi Zorunluluğu
10 yıllık uzama süresi dolmuş olsa bile tahliye hakkının kullanılabilmesi için kiraya verenin bir ön koşulu yerine getirmesi zorunludur: her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce kiracıya yazılı fesih bildirimi yapılması.
Bildirimin Amacı
Fesih bildirimi; kiracıya yeterli süre tanıyarak yeni bir konut ya da iş yeri bulmasına imkân vermek, kiraya verenin bu hakkını ani bir şekilde kullanmasının önüne geçmek ve hukuki belirlilik sağlamak amacıyla zorunlu kılınmıştır. Yargıtay bu bildirimi şekil şartı olarak değerlendirmekte; eksik ya da geç yapılan bildirimler tahliye hakkını o dönem için ortadan kaldırmaktadır.
İhtarnamenin Şekli ve Usulü
TBK m.347 yalnızca bildirimin yazılı olmasını şart koşmaktadır. Sözlü bildirim geçerli değildir. Bununla birlikte tebligatın ispatlanabilirliği açısından şu yollar önerilmektedir:
- Noter ihtarnamesi: En güvenilir yol. Tebliğ tarihi kesin biçimde belirlenir ve resmi kayıt oluşur.
- İadeli taahhütlü posta: PTT kanalıyla gönderilen iadeli taahhütlü mektup, teslim tarihini belgeler.
- Elektronik tebligat: Kiracının kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi varsa bu yolla da yapılabilir.
Bildirim Yapılmazsa Ne Olur?
Uzama yılının bitiminden 3 ay önce yazılı bildirimde bulunulmaması hâlinde iki sonuç ortaya çıkar:
Sözleşme 1 Yıl Daha Uzar
Bildirim yapılmayan uzama yılı, yasal olarak 1 (bir) yıl daha uzamış sayılır. Sözleşme belirsiz süreye dönüşmez; yeni bir 1 yıllık uzama dönemine girer. Kiraya veren bir sonraki uzama yılı için yeniden 3 ay önceden bildirim yapmak zorundadır.
Her Uzama Yılında Hak Yeniden Kullanılabilir
10 yıllık uzama tamamlandıktan sonra kiraya veren bu hakkını her yıl yeniden kullanabilir. Bir yıl bildirim yapılmamış olması kalıcı bir hak kaybına yol açmaz; bir sonraki uzama yılı için 3 ay önceden bildirim yapılarak hak yeniden işletilebilir.
Tahliye Davası Nasıl ve Ne Zaman Açılır?
10 Yıllık Uzama Süresinin Kontrolü
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve asıl süresi incelenerek 10. uzama yılının ne zaman dolacağı belirlenir. Bu tarih tüm sürecin kilit noktasıdır.
Uzama Yılı Bitiminden 3 Ay Önce İhtarname
Uzama yılının sona ereceği tarihten en az 3 ay önce noter kanalıyla kiracıya yazılı fesih bildirimi gönderilir. İhtarname içeriğinin hukuki açıdan eksiksiz hazırlanması kritik önem taşır.
Arabuluculuk Başvurusu
Dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulur. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa dava açılmasına gerek kalmaz. Son tutanak alındıktan sonra dava açılabilir.
Tahliye Davası
Uzama yılı sona erdiğinde kiracı taşınmazı boşaltmıyorsa Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tahliye davası açılır. Dilekçede 10 yıllık uzama süresinin dolduğu ve yasal sürede ihtarname gönderildiği belgelenmelidir.
Yeni Kira Sözleşmesi 10 Yılı Sıfırlar mı?
Bu soru uygulamada en kritik ve en çok tartışılan noktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarına göre yanıt açıktır:
Her Yeni Sözleşme 10 Yıllık Süreyi Sıfırlar
Taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi düzenlenmesi, 10 yıllık uzama süresini yeni sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren yeniden başlatır. Yargıtay HGK; her yeni sözleşmenin bağımsız bir kira ilişkisi kurduğunu, dolayısıyla 10 yıllık uzama hesabının yeni sözleşmenin bitimiyle sıfırlandığını açıkça hükme bağlamıştır. Bu durum özellikle kira sözleşmesi yenilenirken farkında olmadan hak kaybına yol açmaktadır.
Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde 10 Yıl Kuralı
TBK m.347’nin son cümlesinde belirsiz süreli kira sözleşmeleri farklı biçimde düzenlenmiştir:
TBK MADDE 347/SON CÜMLE — BELİRSİZ SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMESİ
| Belirli Süreli Sözleşme | Belirsiz Süreli Sözleşme | |
|---|---|---|
| 10 Yıl Başlangıcı | Sözleşme süresinin bitimi + 10 uzama yılı | Kira ilişkisinin başlangıç tarihi |
| Bildirim Süresi | Uzama yılı bitiminden en az 3 ay önce | Genel hükümler (3, 6 veya daha uzun) |
| Gerekçe | Gerekçe aranmaz | Gerekçe aranmaz |
Arabuluculuk Zorunluluğu
2023 yılında kira uyuşmazlıklarına getirilen zorunlu arabuluculuk hükmü, 10 yıllık süre sonunda açılacak tahliye davalarını da kapsamaktadır. Arabuluculuk son tutanağı alınmadan açılan davalar usulden reddedilir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanması hâlinde kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı kabul etmesi protokolleştirilebilir ve icra edilebilir belge niteliği kazanır.
Yargıtay ve HGK Emsal Kararları
Sık Sorulan Sorular
10 yıllık kira sözleşmenizdeki tahliye hakkını kullanmak ya da kiracı olarak haklarınızı öğrenmek istiyorsanız Avukat Hüseyin Yurtseven ile iletişime geçin.
Adres: Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle / Ankara
Telefon: 0 (312) 212 91 07 | GSM: 0 507 158 00 87
E-posta: parlahukuk@gmail.com | @parlahukuk