Mülakatta Elenme Sebebiyle İptal Davası | 2026
- Mülakat İptal Davası Nedir?
- Mülakat İptal Davasının Hukuki Dayanağı
- Hangi Durumlarda Mülakat İptal Davası Açılabilir?
- Mülakat İptal Davası Açma Süresi: 60 Günlük Hak Düşürücü Süre
- Yetkili ve Görevli Mahkeme
- Yürütmenin Durdurulması (YD) Talebi
- Sözlü Mülakata İtiraz Süreci
- Kurum Bazında Mülakat Davaları
- Danıştay Emsal Kararları ve Liyakat İlkesi
- Danıştay Mülakat İptal Davası Emsal Kararları — Detaylı İnceleme
- Mülakat İptal Davası — Sık Sorulan Sorular
- Ankara’da Mülakat İptal Davası İçin Hukuki Destek
Mülakat İptal Davası Nedir?
Mülakat iptal davası; kamu personeli alım süreçlerinde yazılı sınavı geçen adayların ardından girdiği sözlü mülakatta hukuka aykırı biçimde elendiklerini öne sürerek idare mahkemesine taşıdığı bir iptal davasıdır. Bu dava, idare hukukunun temel denetim araçlarından biri olup kamu görevine girişte liyakat ve nesnel değerlendirme ilkelerinin korunmasını amaçlar.
Türk hukuk sisteminde sözlü mülakat; polis, öğretmen, hâkim, savcı, uzman ve akademisyen gibi pek çok kamuya alım sürecinde uygulanmaktadır. Söz konusu mülakatın şeffaf, nesnel ve eşit ölçütlerle yapılmaması hâlinde yapılan işlem idari yargı denetimine tabidir. Danıştay ve bölge idare mahkemeleri bu alanda son yıllarda emsal niteliğinde pek çok karar vermiştir.
Mülakat İptal Davasının Hukuki Dayanağı
Sözlü mülakat bir idari işlemdir ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde idari yargı denetimine tabidir. Anayasa’nın 70. maddesi kamu hizmetine girme hakkını, 125. maddesi ise tüm idari işlemlerin yargısal denetimini güvence altına almaktadır. Buna göre hukuka aykırı biçimde gerçekleştirilen her mülakat işlemi iptal davasına konu olabilir.
İdare hukuku doktrininde bir idari işlemin hukuka uygunluğu beş temel unsur üzerinden incelenmektedir. Bu unsurlardan birinin sakatlığı, işlemin iptali sonucunu doğurur:
Mülakat sürecinde komisyon üyelerinin yetkisiz olması (yetki), tutanakların usulsüz düzenlenmesi (şekil), verilen puanın nesnel dayanaktan yoksun olması (konu ve neden) ile değerlendirmenin kamu yararı dışı bir amaçla yapılması (amaç) iptal nedenleri arasında sayılmaktadır.

Hangi Durumlarda Mülakat İptal Davası Açılabilir?
Hangi Durumlarda Mülakat İptal Davası Açılabilir?
Aşağıdaki hâllerin varlığı, mülakat işleminin iptali için somut zemin oluşturabilir:
Puanlama Ölçütlerinin Belirsizliği
Mülakat komisyonunun hangi kritere göre puan verdiğinin tutanağa yansıtılmaması ya da değerlendirme ölçütlerinin daha önceden belirlenerek adaylara duyurulmaması, işlemi hukuka aykırı kılmaktadır. Danıştay bu durumu sıklıkla iptal gerekçesi olarak kabul etmektedir.
Yazılı ve Sözlü Puan Arasında Fahiş Fark
Yazılı sınavdan çok yüksek puan alan bir adayın sözlü sınavda orantısız biçimde düşük puan alması, başlı başına hukuki şüphe doğurur. Yargı mercileri bu orantısızlığı değerlendirme yetkisinin kötüye kullanılması olarak nitelendirebilir.
Adaylara Farklı Sorular Sorulması
Aynı pozisyon için mülakata giren adaylara birbirinden belirgin biçimde farklı nitelik ve güçlükte sorular yöneltilmesi, eşit muamele ilkesini ihlal eder ve işlemi sakatlar.
Komisyon Üyelerinin Taraflı Davranışı
Komisyon üyelerinin aday hakkında önceden olumsuz tutum sergilediğine dair somut bulgular, üyelerden birinin adayla kişisel husumeti bulunması ya da çıkar ilişkisi içinde olması iptal nedeni sayılabilir.
Mülakat Tutanağının Usulsüz Düzenlenmesi
Mülakat tutanağının hiç düzenlenmemesi, imzasız bırakılması, adayın aldığı puana ilişkin gerekçeye yer verilmemesi ya da tutanağın sonradan değiştirilerek imzalanması şekil unsurunu sakatlayan durumlardır.
Mülakat Komisyonunun Hukuka Aykırı Oluşturulması
Komisyon üyelerinin sayısının mevzuata uygun olmaması, gerekli uzmanlık şartını taşımayan kişilerin komisyona dahil edilmesi ya da üyelerin göreve atanmasında yetki hatası yapılması başlı başına bir iptal gerekçesidir.
Mülakat İptal Davası Açma Süresi: 60 Günlük Hak Düşürücü Süre
2577 sayılı İYUK’un 7. maddesi uyarınca idari işlemlere karşı iptal davası yazılı bildirimden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Mülakat davalarında bu süre kural olarak sonuçların adaya tebliği ile başlar; resmi tebliğ yapılmamışsa adayın sonuçları öğrendiği tarih esas alınır.
| Aşama | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Sınav komisyonuna itiraz | 5 iş günü | Mülakat sonuçlarının açıklanmasından itibaren itiraz hakkı |
| İdareye başvuru (zorunlu değil) | 60 gün içinde | İdareye başvuru yapılırsa yanıt süresi 30+60 güne uzayabilir |
| İdare mahkemesinde dava | Tebliğden itibaren 60 gün | Hak düşürücü süre; kesinlikle kaçırılmamalı |
| YD (yürütme durdurma) kararı | Dava ile birlikte | Dava dilekçesiyle birlikte talep edilmeli |
| İlk derece mahkemesi kararı | 1 — 2 yıl | Davanın esas hakkında sonuçlanma süresi |
| İstinaf / Danıştay | Toplam 3 — 4 yıl | Üst yargı süreçleri dahil tahmini toplam süre |
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Mülakat iptal davaları, idari yargının ilk derece mahkemesi olan İdare Mahkemesi‘nde görülür. Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesinde şu ölçüt esas alınır: idari işlemi tesis eden kurumun merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
| Sınav Türü | Yetkili Mahkeme |
|---|---|
| POMEM / PMYO (Polis okulu) mülakatı | Ankara İdare Mahkemesi |
| Öğretmen ataması (MEB) mülakatı | Ankara İdare Mahkemesi |
| Hâkim-Savcı adaylığı mülakatı (HSYK/HSK) | Ankara İdare Mahkemesi |
| Belediye personel mülakatı | Belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesi |
| İl müdürlükleri mülakatı | İşlemin yapıldığı il idare mahkemesi |
Yürütmenin Durdurulması (YD) Talebi
Mülakat iptal davası açılırken dava dilekçesine eklenen yürütmenin durdurulması talebi, mahkemenin atama işlemini geçici olarak askıya almasını sağlayabilir. YD kararının verilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekir:
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve
- Uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması.
Mülakat davalarında YD kararı alınması hâlinde; hatalı mülakat sonucuna dayalı atama işlemleri geçici olarak durdurulur ve esas karar kesinleşene kadar idare bu işlemi hayata geçiremez. Bu nedenle YD talebinin dava dilekçesiyle birlikte mutlaka ileri sürülmesi gerekmektedir.

Sözlü Mülakata İtiraz Süreci
Sözlü Mülakata İtiraz Süreci
Dava açmadan önce ya da davayla eş zamanlı olarak izlenebilecek idari itiraz yolu da mevcuttur:
Mülakat sonuçlarının açıklanmasından itibaren 5 iş günü içinde sınav komisyonuna yazılı itirazda bulunulabilir. İtiraz dilekçesinde puanlama gerekçesinin açıklanması, tutanağın ibrazı ve değerlendirme ölçütlerinin somutlaştırılması talep edilmelidir. Komisyonun itirazı reddetmesi veya süresi içinde yanıt vermemesi durumunda yargı yolu açılır.
Zorunlu olmamakla birlikte, mülakat sonucuna itiraz için işlemi gerçekleştiren kurumun bağlı olduğu üst makama da başvurulabilir. Bu başvuru, 60 günlük dava açma süresini durdurur; ancak idarenin yanıt vermemesi ya da olumsuz yanıt vermesi hâlinde yeni bir 60 günlük süre işlemeye başlar.
Kurum Bazında Mülakat Davaları
POMEM / PMYO Polis Mülakatı İptal Davası
Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) için yapılan mülakatlar, en fazla iptal davası açılan alanların başında gelmektedir. Yazılı sınavdan yüksek puan almasına rağmen mülakata tabi tutulan ve sözlü değerlendirmede elenen adaylar, Ankara İdare Mahkemesi‘nde dava açabilir. Danıştay, bu davalarda pek çok emsal kararıyla komisyonun değerlendirme yetkisini sınırlandırmıştır.
Öğretmen Ataması Mülakat İptal Davası
Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarında uyguladığı sözlü sınav; nesnel ölçütlerin belirlenmediği durumlarda hukuki denetime tabidir. Kılavuzda belirlenen değerlendirme kategorileri dışına çıkan uygulamalar, tutanağın yetersiz tutulması ve adaylara eşit muamele yapılmaması iptal nedeni sayılmaktadır.
Akademisyen (Öğretim Üyesi) Ataması Mülakatı
Üniversitelerde öğretim üyesi alım süreçlerindeki jüri değerlendirmeleri de idari yargı denetimine tabidir. Jüri üyelerinin bilimsel ölçüt belirtmeksizin değerlendirme yapması, adaylar arasında keyfi ayrım gözetilmesi ve raporların hukuka aykırı düzenlenmesi iptal davasına gerekçe oluşturabilir.
Hâkim-Savcı Adaylığı Mülakatı
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yürütülen hâkim-savcı adaylığı sözlü sınavları da iptal davasına konu olabilmektedir. Bu davalarda özellikle değerlendirme gerekçesinin şeffaflığı ve komisyon üyelerinin tarafsızlığı tartışma konusu olmaktadır.
Danıştay Emsal Kararları ve Liyakat İlkesi
Danıştay, mülakat iptal davalarında yerleşik içtihadıyla liyakat ilkesini ve kamu hizmetine girme hakkını koruma altına almıştır. Öne çıkan karar gerekçeleri şunlardır:
- Sözlü sınavın nesnel ölçütlerden yoksun yapılması ve puanlama gerekçesinin tutanağa yansıtılmaması işlemi sakatlar.
- Komisyon üyelerinin taraflı davranışına ilişkin somut emarelerin varlığı hâlinde işlem iptal edilir.
- Yazılı sınav puanı yüksek olan adayın sözlü sınavda orantısız biçimde düşük puan alması, idarenin takdir yetkisini keyfi kullandığına karine oluşturabilir.
- Adaylara farklı nitelikte sorular yöneltilmesi eşitlik ilkesini ihlal eder.
- Mülakat tutanağının gerekçesiz tutulması başlı başına şekil sakatlığı oluşturmaktadır.
Danıştay Mülakat İptal Davası Emsal Kararları — Detaylı İnceleme
Danıştay, mülakat iptal davalarında yıllar içinde oluşturduğu kapsamlı içtihadıyla kamu personel alımlarında nesnel ve denetlenebilir değerlendirme ilkesini güvence altına almaktadır. Aşağıda, bu alandaki emsal niteliğindeki kararlar ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Emsal Karar 1 — Danıştay 12. Dairesi, E:2013/11187, K:2015/7260
Konu: İnfaz ve Koruma Memuru Öğrenci Alımı Mülakat Sınavının İptali
Esas: Bakırköy Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’nca 07.06.2012 tarihinde yapılan infaz ve koruma memuru öğrenci alımı mülakat sınavına katılan davacı, sözlü sınavda başarısız sayılmıştır. Davacı; mülakat komisyonunun kendisine hangi soruları yönelttiğinin, bu sorulara verdiği yanıtların ve her yanıta karşılık hangi puanın verildiğinin tutanakta yer almadığını, puanlama gerekçesinin hiçbir şekilde açıklanmadığını öne sürerek işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. İstanbul 2. İdare Mahkemesi ilk derece yargılamasında davayı reddetmiş; davacı bu kararı temyize taşımıştır.
Danıştay’ın Değerlendirmesi: Danıştay 12. Dairesi, kararında öncelikle sözlü sınavların yargısal denetim dışında tutulamayacağını net biçimde ortaya koymuştur. Daire; bir idari işlem niteliği taşıyan mülakat sınavının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden tam denetime tabi olduğunu vurgulamıştır. Kararda, mülakat komisyonunun adaya yönelttiği soruların önceden yazılı olarak hazırlanması, her soruya karşılık verilen cevabın tutanağa geçirilmesi, her cevap için verilen puanın ve gerekçesinin ayrı ayrı tutanakta gösterilmesi zorunluluğuna dikkat çekilmiştir. Daire, komisyonun salt nihai puan belirtmesiyle yetinip gerekçe sunmamasının idari işlemin şekil unsurunu sakatladığına hükmetmiştir. Bunun yanı sıra, mülakat sürecinde denetlenebilirliği sağlamak amacıyla mümkün olan her durumda ses ve görüntü kaydı alınmasının idare açısından hukuki bir yükümlülük niteliği taşıdığı da karar gerekçesinde ayrıca vurgulanmıştır.
Karar Sonucu: Danıştay 12. Dairesi, ilk derece mahkemesinin ret kararını bozmuş; davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyayı yerel mahkemeye iade etmiştir. Sonraki yargılama aşamasında mülakat işlemi iptal edilerek davacının yeniden değerlendirmeye alınması sağlanmıştır.
Emsal Değeri: Bu karar; mülakat tutanaklarında gerekçe zorunluluğunu, soruların önceden hazırlanması ilkesini ve sözlü sınavların tam yargısal denetime tabi olduğunu hukuki zemine oturtması bakımından temel bir emsal oluşturmaktadır. Özellikle infaz ve koruma memurluğu, POMEM ve diğer kamu alımı süreçlerinde tutanaksız ya da gerekçesiz değerlendirme yapılması hâlinde bu karar doğrudan dayanak gösterilmektedir.
Emsal Karar 2 — Danıştay 8. Dairesi — Eksik Jüri Üyesiyle Yapılan Mülakat
Konu: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programı Öğrenci Alımı Mülakat Sınavının İptali
Esas: Davacı, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki yüksek lisans programına öğrenci alınması amacıyla yapılan mülakat sınavına katılmış ve başarısız sayılmıştır. Dava sürecinde davalı üniversite savunmasında, mülakat jürisinin başkanlığını yürütmesi gereken öğretim üyesinin, mülakat günü başka bir idari görevde bulunduğunu ve mülakata katılamadığını kabul etmiştir. Bunun sonucunda mülakat, mevzuatta aranan en az üç kişilik jüri koşulu sağlanmaksızın yalnızca iki kişilik bir komisyon tarafından yürütülmüştür.
Danıştay’ın Değerlendirmesi: Danıştay 8. Dairesi temyiz incelemesinde; ilgili yönetmelik ve mevzuat uyarınca mülakat jürilerinin en az üç kişiden oluşmasının zorunlu olduğunu, bu koşulun sağlanmamasının idari işlemin yetki unsurunu sakatladığını tespit etmiştir. Daire, jüri başkanının yokluğunda gerçekleştirilen mülakatta yasal düzenlemelere uyarlık bulunmadığını açıkça ifade etmiştir. Davalı idarenin savunmasında bizzat kabul ettiği bu eksiklik, işlemin sıhhatini başlı başına ortadan kaldırmaktadır. Kararda ayrıca, mülakat komisyonunun hukuka uygun biçimde oluşturulmasının yalnızca şekli bir zorunluluk olmayıp adaylar arasında eşitliği ve nesnel değerlendirmeyi güvence altına alan maddi bir unsur olduğu vurgulanmıştır.
Karar Sonucu: Danıştay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak mülakat işleminin iptaline hükmetmiştir. İdare, usulüne uygun biçimde oluşturulmuş üç kişilik jüriyle yeni bir mülakat yapmakla yükümlü kılınmıştır.
Emsal Değeri: Komisyon oluşumundaki usul hatalarının—üye eksikliği, yetkisiz kişilerin komisyona dahil edilmesi ya da üyelerin atanmasındaki mevzuata aykırılıklar—mülakat sonucunu doğrudan geçersiz kılacağını ortaya koyması bakımından son derece önemlidir. Üniversite alımlarının yanı sıra polis, öğretmen ve diğer kamu personeli mülakat süreçlerinde de doğrudan emsal alınmaktadır.
Emsal Karar 3 — Danıştay 5. Dairesi — Mülakat İptali Doğrudan Atama Sonucu Doğurmaz
Konu: Mülakat İşleminin İptali Kararının Uygulanma Biçimi ve Sınırları
Esas: Farklı davalarda tekrar eden bu ilke kararında; mülakat sınavında başarısız sayılarak ataması yapılmayan davacı veya davacılar, idare mahkemesinde mülakat işleminin iptali ve bunun yanı sıra doğrudan görev yerlerine atanmaları talebini içeren tam yargı davası açmıştır. İlk derece mahkemelerinde bir kısmında iptal kararı verilmiş, ancak atama talebinin kabulü konusunda farklı kararlar ortaya çıkmıştır. Bu aykırılık Danıştay’a taşınmıştır.
Danıştay’ın Değerlendirmesi: Danıştay 5. Dairesi, bu tür davalarda yargı mercilerinin sınırlarını net biçimde belirlemiştir. Karara göre; bir mülakat işleminin iptali, idarenin davacıyı derhal ve doğrudan kadrosuna ataması yükümlülüğünü doğurmaz. İptal kararı, hukuka aykırı bulunan mülakat işlemini ortadan kaldırmakta; idareyi bu kez hukuka uygun biçimde kurulmuş komisyonla, nesnel ölçütler temelinde ve gerekçeli tutanak düzenlenerek yeniden değerlendirme yapmakla yükümlü kılmaktadır. Daire bu bağlamda, yargı mercilerinin idare adına takdir yetkisi kullanamayacağını ve atama gibi özünde idari nitelik taşıyan kararları bizzat veremeyeceğini vurgulamıştır. Bununla birlikte Danıştay, idarenin yeniden yapacağı mülakatta aynı hukuka aykırılıkları tekrarlaması hâlinde bu yeni işlemin de idari yargı denetimine tabi olduğunu ve davacının ilk iptal kararının ardından yeni bir dava hakkına sahip bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Karar Sonucu: Mülakat işlemlerinin iptali hâlinde idarenin usulüne uygun yeniden değerlendirme yapması, bu süreçten kaçınması ya da keyfi biçimde aynı sonucu tekrarlaması durumunda yeni bir iptal davasına muhatap olunacağı hükme bağlanmıştır.
Emsal Değeri: Bu karar, mülakat davası açacakların gerçekçi bir beklenti içinde olmasını sağlamaktadır. Dava kazanıldığında otomatik atama değil, hukuka uygun yeniden değerlendirme hakkı doğar. Ancak idarenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi hâlinde birden fazla dava yoluyla hakkın sonuna kadar takip edilmesi mümkündür.
Emsal Karar 4 — Danıştay 2. Dairesi — POMEM Mülakat Sınavında Adaylara Farklı Soru Sorulması
Konu: Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) Alımı Sözlü Mülakat Sınavının Eşitlik İlkesi Yönünden İptali
Esas: Davacı, POMEM alım sürecinde yazılı sınavı başarıyla geçmiş; ancak sözlü mülakatta başarısız sayılmıştır. Dilekçesinde; kendisine sorulan soruların diğer adaylara yöneltilen sorularla karşılaştırıldığında belirgin biçimde daha güç ve kapsamlı olduğunu, komisyonun bazı adaylara mesleki alana ilişkin temel sorular sorarken kendisine güncel siyasi ve sosyal olaylarla ilgili değerlendirme gerektiren nitelikli sorular yönelttiğini ileri sürmüştür. Mülakat tutanağına erişim hakkını kullanan davacı, tutanakların adaylar arasındaki bu farklılığı ortaya koyduğunu mahkemeye belgeleyerek sunmuştur.
Danıştay’ın Değerlendirmesi: Danıştay 2. Dairesi, eşit koşullardaki adaylara mülakat sürecinde farklı nitelik ve zorlukta sorular yöneltilmesinin Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesini açıkça ihlal ettiğini tespit etmiştir. Daire kararında; mülakat komisyonunun tüm adaylara önceden hazırlanmış ve düzeyi eşit sorular sormak zorunda olduğunu, soru setinin mülakat başlamadan tutanağa bağlanması gerektiğini ve komisyon üyelerinin bu soruları tüm adaylara uygulamasının zorunlu olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Bunun yanı sıra; puanlama cetvelinin her soru için ayrı ayrı düzenlenmesi, her adayın aldığı puanın ve bu puana karşılık gelen gerekçenin tutanakta açık biçimde yer alması gerektiği de kararda vurgulanmıştır. Farklı sorularla gerçekleştirilen değerlendirmenin nesnel olmadığı, idarenin takdir yetkisini eşitlik ilkesiyle bağdaşmayan biçimde kullandığı sonucuna varılmıştır.
Karar Sonucu: Daire, mülakat sınavının eşitlik ilkesine aykırılık ve tutanak yetersizliği gerekçesiyle iptaline hükmetmiştir. İdarenin mevzuata uygun biçimde yeni bir komisyon kurarak tüm adaylar için eşit soru seti oluşturması ve bu seti baştan tutanağa bağladıktan sonra yeni mülakat yapması gerektiği kararda açıkça belirtilmiştir.
Emsal Değeri: Özellikle POMEM, PMYO ve güvenlik güçleri alım mülakat süreçlerinde eşitlik ilkesini hukuki zemine oturtan bu karar; farklı soru yöneltildiğini ispat edebilen adaylar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturmaktadır. Adayların kendi mülakat tutanaklarına erişim hakkını ivedilikle kullanması bu gerekçeyle son derece önemlidir.
Emsal Karar 5 — Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu — Mülakatta Yargısal Denetimin Kapsamı ve Sınırları
Konu: Sözlü Sınavın Yargısal Denetim Kapsamı; Hukuka Uygunluk Denetimi ile Yerindelik Denetimi Ayrımı
Esas: Bölge idare mahkemeleri arasında ortaya çıkan içtihat ayrılığı; bir kısım mahkemelerin mülakat işlemlerini yalnızca yetki ve şekil unsurları yönünden denetlerken diğerlerinin sebep, konu ve amaç unsurlarını da incelediğine ilişkindir. Bu içtihat ayrılığının giderilmesi talebiyle konu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşınmıştır. Tartışmanın odağında şu soru yer almaktaydı: İdare mahkemeleri mülakat işlemini yalnızca biçimsel unsurlar yönünden mi denetleyecek, yoksa işlemin neden ve içerik boyutlarını da inceleyebilecek midir?
Danıştay İDDK’nın Değerlendirmesi: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; 2577 sayılı İYUK’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca iptal davasının bir idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden tamamı bakımından hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasını öngördüğüne hükmetmiştir. Kurul kararında; yargı mercilerinin yalnızca usul hatalarını değil, işlemin dayandığı nedenlerin gerçeğe ve hukuka uygunluğunu da inceleyebileceği açıkça belirtilmiştir. Ancak bu denetimin bir sınırı bulunmaktadır: Yargı mercileri, idarenin yerindelik değerlendirmesinin yerine geçemez; yani komisyonun takdir yetkisi kapsamındaki puanlama tercihlerini doğrudan değiştiremez. Buna karşın, takdir yetkisinin kötüye kullanıldığına, eşitlik ilkesinin çiğnendiğine ya da işlemin nesnel dayanaktan yoksun bırakıldığına ilişkin olgusal saptama yapıldığında işlemin iptali mümkündür. Kurul bu yaklaşımla; salt şekil denetiminin, hukuk devleti ilkesinin ve bireylerin kamu hizmetine girme hakkının güvencesi altında olduklarını ortaya koyamayacağını açıkça ifade etmiştir.
Karar Sonucu: İçtihat ayrılığı, mülakat işlemlerinin yetki ve şekil unsurlarının yanı sıra sebep, konu ve amaç unsurları yönünden de tam yargısal denetime tabi olduğu yönünde karara bağlanmıştır. Bu karar bağlayıcı nitelikte olup tüm bölge idare mahkemeleri ve ilk derece idare mahkemeleri bu ilkeyi uygulamak zorundadır.
Emsal Değeri: Bu karar; mülakat iptal davalarında mahkemelerin işlemin salt biçimsel boyutunu değil özünü de denetleyebileceğini güvence altına alması bakımından son derece belirleyicidir. Gerekçesiz tutanak düzenleyen ya da nesnel ölçütten yoksun değerlendirme yapan idarelerin artık “takdir yetkimiz kapsamındadır” gerekçesine sığınamayacağını hukuki zemine oturtan bu karar, mülakat hukuku alanında bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır.
Mülakat İptal Davası — Sık Sorulan Sorular
Ankara’da Mülakat İptal Davası İçin Hukuki Destek
Mülakat iptal davası; idare hukukunun teknik kurallarını, Danıştay içtihadını ve sıkı dava açma sürelerini bir arada gerektiren uzmanlık isteyen bir dava türüdür. 60 günlük hak düşürücü sürenin kaçırılmaması, YD talebinin doğru kurgulanması ve dava dilekçesinin hukuki gerekçeleriyle eksiksiz hazırlanması sürecin seyrini doğrudan belirler. Avukat Hüseyin Yurtseven, idare hukuku alanındaki bilgi birikimi ve Ankara mahkemelerindeki deneyimiyle müvekkillerin haklarını koruma altına almaktadır.
Mülakatta haksız biçimde elendiyseniz 60 günlük süreyi kaçırmadan harekete geçin. Avukat Hüseyin Yurtseven ile iletişime geçin; hukuki sürecinizi birlikte değerlendirelim.
Adres: Beştepe Mah. Meriç Cad. No: 5 Milaslı 2000 Plaza A Blok No: 12 (4. Kat) Yenimahalle / Ankara
Telefon: 0 (312) 212 91 07
GSM: 0 507 158 00 87
E-posta: parlahukuk@gmail.com
Instagram: @parlahukuk
LinkedIn: Avukat Hüseyin Yurtseven